» Macahel Bizimdir İnisiyatifi - Macahel'in ve Macahelli'nin Sesi
Anasayfan Yap Favorilerine Ekle E-Posta Tavsiye Et İletişim Player'i Aç Siteyi Kişiselleştir
   
   
   
 

Ana Sayfa

Yazılar

Dilekçeler

Röportajlar

Haberler

Ziyaretçi Defteri

Bağlantılar

Forum

Resim Galerisi

Videolar

Site Üyeleri

İletişim
 
Üyelik Kullanıcı Adı :  Şifre :  Güvenlik :  Hatırla :    
 
 
Forumdaki Son Cevaplar : Macahel Vakfında alicengiz oyunları mı?..(MacahelBizimdir) CHPli Artvin Belediyesi HES Yapıyor..(Mereta) Getirilerini gördükçe HES desteklenecek..(Mereta) HESler Enerji İthalatını Düşürdü..(Mereta) Hidroelektrik Enerji ve Çalışma Sistemi..(Mereta) Macahel’deki Festival Adlı Gösterinin14’..(Mereta) Sözde Çevrecilik..(Mereta) Borçka Köylere Hizmet Götürme Birliği..(MacahelBizimdir) Elektriği Kesilen Köy, Rüzgar Enerjisind..(Mereta) Macahelin Geleceğine Dair Dışarıdan Bir ..(Maralli) Muhalefet Parti Belgelerinde HESler..(Mereta) Yenilenebilir Enerji ve Çevre..(Mereta) MGK Kararlarında HES..(Mereta) HES karşıtlarını fosil yakıt lobisi kışk..(Mereta) Yenilenebilir Enerji Nedir?..(Mereta)
Menü
Tanıtım
Camili (Macahel) Yöresi
Yöre Köyleri
Camili Köyler Birliği
Yöre Tarihi
Yöre Ekonomisi
Yöre Nüfusu
Yöre Yemekleri
Yöre Edebiyatı
Macahel Bizimdir İnisiyatifi
Faaliyetler / Araştırmalar
Yol Sorunu
GEF-II Projesi
Biyosfer Rezervi
Macahel'de Turizm
Macahel Projesi
Organik Tarım
HES Projeleri
Arıcılık
Festival
Yazılar
Köşe Yazıları
Yeni Eklenen 10 Yazı
En Sevilen 10 Yazı
Ziyaretçi/Linkler
Ziyaretçi Defteri
Bağlantılar
Yaşam/Eğlence
Televizyon/Radyo
Oyunlar
MacahelBizimdir.Org
Hava Durumu
Artvin
Ankara
İstanbul
İzmir
MacahelBizimdir.Org
Ulusal Haberler
MacahelBizimdir.Org
İstatistikler
Üyeler
Son üyemiz : macahelli123
Bugün : 0
Dün : 0
Kayıtlı üye : 254
Banlanmışlar : 0
Onay bekleyen : 0
Site sayacı
Bugün Tekil : 173
Bugün Çoğul : 173
Bugün Toplam : 346
Dün Tekil : 691
Dün Çoğul : 691
Dün Toplam : 1382
Genel Tekil : 8417836
Genel Çoğul : 8432759
Genel Toplam : 16850595
MacahelBizimdir.Org
» D. Proje Gerekçesi (Project Rationale)

Proje Gerekçesi bölümü, 1. İrdelenen proje seçenekleri ve red nedenleri, 2. Giderleri banka ve/veya diğer kalkınma kuruluşları tarafından karşılanan ilgili önemli projeler (tamamlanmış, devam eden ve planlanan), 3. Alınan dersler ve proje tasarımına yansıtılan dersler, 4. Borçlanan ve kredi alanın projeyi yüklenme ve sahiplenmesinin göstergeleri, 5. Bu projede Banka desteği ve Küresel desteğin katma değeri şeklindeki alt başlıklardan oluşmaktadır.

1. İrdelenen proje seçenekleri ve red nedenleri (Project alternatives considered and reasons for rejection)

Proje Tasarımı İçin Gerekçe (Rationale for Project Design):

Projenin hazırlanmasının mantığı, gerekçesi çerçevesinde, Projenin, ilgili ekip tarafından, biyolojik çeşitliliğe yönelik mevcut ve gelecekteki olası tehditler ve bunun nedenleri tespit edilerek, katılımcı bir usulle hazırlandığı belirtilmektedir. Söz konusu tespitten sonra, bu nedenleri kapsayacak nitelikte projenin unsurları ve faaliyetleri geliştirilmiştir. Farklı bir deyişle, öncelikle biyolojik çeşitliliğe yönelik ne gibi tehditlerin olduğu veya olabileceği belirlenmiş, ardından buna uygun olarak proje içeriği hazırlanmıştır. Tehditler, bunun nedenleri, proje ile hedeflenen sonuçlar ve projenin unsurlarını özetleyen proje gerekçesi, ileride değineceğimiz Proje Ekinde özet olarak yer almıştır.

Projenin hazırlanması aşamasında, “Ulusal Biyolojik Çeşitlilik Yönlendirme Komitesi”nin (daha sonra inceleyeceğimiz Proje Eki-Ek 2’den, bu Komitenin, Tarım ve Köy İşleri, Kültür ve Turizm, Çevre ve Orman Bakanlıkları, Devlet Su İşleri, Özel Koruma Alanları Birimi ve Sivil Toplum Kuruluşu olarak Türkiye Tabiatını Koruma Derneği’nden oluştuğu anlaşılmaktadır) Macahel’in de yer aldığı dört pilot bölgeyi seçmeden önce 12 muhtemel proje alanını irdelediği ifade edilmektedir. İrdeleme sonucunda şimdiki pilot bölgelerin üç temel gerekçeyle seçildiği belirtilmektedir: Buna göre söz konusu dört yer, a) Türkiye’nin dört esas biyo-coğrafi kuşağının her birini temsil etmesi, b) Türkiye’deki biyolojik çeşitliliğin korunmasına yönelik önemli tehditlere örnek teşkil etmesi, c) Biyolojik çeşitliliğin ulusal ve küresel önemini içermesi nedeniyle seçilmiştir. Ayrıca bu belirlemede, (alanların yer ve sayısı bakımından) koruma yönetiminin uygulanabilirliğinin ve mevcut ulusal veya uluslararası koruma girişiminin olup olmadığının dikkate alındığı söylenmektedir. Bu dört alanda kazanılan deneyimin, ulusal koruma alanı ağı kurulması için kullanılacağı, bu şekilde bir sistemin kurulmasının sağlanacağı ortaya konmaktadır.

Değerlendirme:

Yukarıda projenin hazırlanış sürecinde önce biyolojik çeşitliliğe ilişkin tehditlerin katılımcı bir usulle belirlendiği, daha sonra bu tehditleri giderici nitelikte proje içeriği, proje faaliyetlerinin geliştirildiği belirtiliyor. Macahel bakımından projenin hazırlanış sürecinde, 1998 yılında bir workshop-alan çalışması yapılmış (alan çalışması hakkında ve çalışmaya katılan kişiler için Macahel Dergisi’nin 1999 yılında çıkan sayısına bakılabilir) ve bu bağlamda başlangıç raporu ve sonuç rapor olmak üzere bazı raporlar hazırlanmıştır (Bunlardan Mart 1999 tarihli ve tüm pilot alanları kapsayan ve yaklaşık 260 sayfalık bir sonuç raporu da mevcut olup, yeri geldikçe raporun Macahel bölümünün değerlendirilmesi de yapılacaktır). Öncelikle biyolojik çeşitliliğe ilişkin tehditlerin katılımcı usulle belirlendiği şüphelidir. Zira birazdan belirteceğimiz tehditler, yöre dışı kişilerin, esası olmayan tahminlerinden öteye gitmemektedir. Kaldı ki yörede önemli bir tehdidin olmadığı bu kişilerce de şu cümleyle itiraf edilmektedir: “Havzanın fiziksel özellikleri, uluslararası sınırla beraber ikiye katlanmış olarak ve burada yaşayan halkın doğal çevreye karşı genel yaklaşımı, alanı doğal bir koruma alanı haline getirmiştir. Alanda çok az sayıda önemsenebilecek tehdit bulunmaktadır. Burada yaşayan halkın neden olduğu bazı küçük boyutlu tehditler açıktır ama nüfus yoğunluğu az olarak kalmaya devam ettiği sürece bu tehditlerin ciddi etkilerinin olacağını düşünmek doğru değildir (Sonuç Rapor,  sayfa 26). Bununla birlikte Raporda, orman kesimi ve yaban hayatına yönelik avlanma bir tehdit olarak ileri sürülmüştür. Oysa orman kesiminin, Orman İdaresince yapılan istihsal dışında, kişisel kesim bakımından önemli bir tehdit taşımadığı açıktır. Zilyedliğe dayalı özel orman yapısı kapsamında, her köyün, köy içinde mahallenin, mahalle içinde ailelerin kendilerine ayrılmış ormanları bulunmakta ve herkes sınırlı bazı ihtiyaçları için sadece kendi ormanından kesim yapmaktadır. Böylece bir ormana yönelik, traşlama seviyesinde kesim söz konusu olmamaktadır. Aile bazında yapılan sınırlı kesimle ortaya çıkan boşluk, yörenin iklimi ve toprak yapısı nedeniyle ormanın kendini kısa sürede yenileyebilmesi sonucu kolaylıkla dolmaktadır. Dolayısıyla bu bir tehdit olamaz. Yaban hayatını yönelik olarak ise, genelde zarar vermesinden korkulduğu (ayı vb.) için ve çok sınırlı olarak eti (dağ keçisi vb.) için avlanma yapılmakta ve ticari düzeyde ya da köyün geneline yaygın bir uğraşı şeklinde avlanma, dolayısıyla bundan doğan tehdit söz konusu olmamaktadır (Projenin Ek 2-Ek 1 bölümünde belirtilen benzer tehditlere ileride tekrar  değinilecektir. Şimdilik belirtelim ki bu tehditler de esaslı bir nitelik taşımamaktadır). Sonuç olarak, Raporda da belirtildiği gibi Macahel’e yönelik önemsenebilecek tehdit yoksa, halkın geleneksel yaşamı yöreyi zaten bir koruma alanı gibi koruyorsa, tehditleri giderme fonksiyonu olduğu belirtilen bu projenin yöredeki işlevinin, amacının, gereğinin ne olduğu sorusu akla gelmektedir. Eğer bir tehdit mevcut değilse, ne gibi bir proje içeriği geliştirilecektir? Macahel’in başarılı olduğu kabul edilen geleneksel yaşam biçimi önemli bir koruma statüsü ise, GEF-II Projesinin Macahel bazındaki içeriği, bu başarılı geleneksel statüyü yasal hale getirmekten başka bir şey olmayacaktır, olmamalıdır.

Bundan başka, bizim bilmediğimiz başka bir tehdidin olup olmadığını ancak Projenin Macahel’deki uygulamalarına bakarak belirleyebiliriz. Bu uygulamalar dikkate alındığında ise gerçek anlamda herhangi bir tehdit giderici faaliyetin yapılmadığını görmekteyiz. Farklı bir ifadeyle şimdiye kadarki uygulamaların, bir tehdit giderici yönünün olup olmadığı belirli değildir. Kamuoyuna da yansıdığı üzere, proje yetkililerinin bazı yerlerdeki yol çalışmalarını, cep telefonu baz istasyonunu (!) engelleme girişimlerinde bulunma şeklindeki uygulamaları, öngörülen tehditlerin bilimsellikten ve gerçekçilikten uzak olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Proje, gerçek ve bilimsel anlamda bir tehdit oluşturan ve sitemizdeki  fotoğraflarda açıkça görülen, turizm faaliyetlerinin neden olduğu ve gelecekte neden olacağı kirliliğe yönelik halen herhangi bir girişimde bulunmuş değildir. Proje, yöre dışı bir kuruluş olarak Tema’nın gerçekleştirdiği turizm faaliyetlerinin meydana getirdiği tehdide ses çıkarmazken, yöre içi birtakım masum faaliyetlere, temel bir insan hakkı ve bir ihtiyaç olan ulaşım için yapılan yol çalışmalarına dur diyebilmektedir. Yine Macahel dışı, amacı belli bir festival organizasyonuna kaynak aktarırken, bu etkinlikte yapılan ekolojik kirliliğe ve tahribata göz yumarken, yöre için hazırlanan ve yörenin sosyal ve ekonomik kalkınmasıyla beraber doğasının da korunmasına yönelik esaslı düşünceler içeren ve yörenin başarılı geleneksel koruma anlayışını mümkün olduğunca yansıtan Macahel Projesi Taslağına, -hibe proje şeklindeki ilanı ve vaadine rağmen- kaynak aktarmamaktadır. Bütün bu çelişkiler, objektiflikten, bilimsellikten uzak uygulamalar ve harcamalar mevcut proje ekibinin niyeti hakkında soru işaretleri ortaya çıkarmaktadır.

İlgili ekip tarafından belirlenen 12 yer arasından Macahel’in de seçilmesinin gerekçesini oluşturan nedenlere geldiğimizde, bu nedenlerden, a) Türkiye’nin biyo-coğrafi kuşağından birini temsil etme nedeni noktasında, Macahel’in, Karadeniz yöresini veya Türkiye’nin kuzey doğusunu temsilen seçildiği, c) Biyolojik çeşitlilik bakımından ulusal ve küresel (dünya çapında) öneminin bulunduğu, bu kriterler bakımından göreceli bir yerindelik taşıdığı söylenebilir. Ancak c) Biyolojik çeşitliliğin korumasına yönelik önemli tehditlere örnek olma kriterinin Macahel bakımından, yukarıda yaptığımız açıklamalar ve sonuç rapordan aktardığımız ifadeler karşısında söz konusu olmadığı açıktır. Daha doğru bir ifadeyle, Macahel dışı kişi ve kurumların (Tema, GEF vs.)  yöreye girmelerine, bunların etkisiyle oluşan nüfus yoğunluğunu kadar yörenin doğasına ilişkin küçük veya büyük çapta herhangi bir tehdidin varlığından söz edilemez. Zira yörenin geleneksel ve yerleşmiş koruma düzeni,  dış etkenler olmadıkça (ki askeri yasak bölge statüsü tam anlamıyla, kimseye taviz vermeden uygulanırsa bu dış etkenlere karşı önemli bir güvencedir) bu konuda yeterlidir. Dolayısıyla Karadeniz yöresini temsilen birçok alternatif yerin seçilebileceği de dikkate alınırsa, Macahel bakımından görece geçerli tek kriter, ulusal ve küresel önemden ibaret kalmaktadır. 12 olası bölge arasında dört pilot bölgenin, sayılan üç kritere sıkı sıkıya uyması halinde seçilmesinin gerektiği göz önüne alınırsa, Macahel’de bu üç kriter bir arada olmadığına göre Macahel’in pilot bölge seçiminde başka etkenlerin rol aldığı, yörenin keşfedilmemiş zenginliği (gerek ekolojik gerek ekonomik) üzerinde söz sahibi olmanın (gerek bilimsel açıdan gerekse rant bakımından) bu konuda öne çıktığı ortaya çıkmaktadır.

Proje Senaryosu Olmaksızın(Without Project Scenario):

Proje metnine göre; Türk hükümeti, birçok yerde koruma alanı ilan ederek biyolojik çeşitliliğin korunmasına olan ilgisini göstermiştir. Ancak bu koruma alanlarından sadece birkaçı etkili bir şekilde yönetilmektedir. Koruma konusunda öncelik verilmesi ve bu konudaki önemli sektörler arasında koordinasyon sağlanması gerektiği, aksi taktirde koruma girişimlerinin hedefine ulaşamayacağı ve kaynakların çok dağınık bir şekilde dağıtılacağı belirtilmektedir. Projeye göre; korumaya ilişkin kurumlar, etkili bir koruma yönetimi için, katılımcı sektörler arası planlama ve sürdürülebilir koruma mekanizmaları kurma konusunda eksik kalmaktadır ve bu durum, değişen sosyal ve ekonomik baskılar altındaki biyolojik mirasın korunmasında önemli bir noktadır. Projenin olmaması halinde, hükümetin ve korumayla ilgili sivil toplum kuruluşlarının gerekli koordinasyona ve donanıma sahip olmayacağı, kısa ve orta vadeli tehditlerle etkili bir şekilde mücadele edilemeyeceği ve biyolojik çeşitlilik üzerindeki tehdidin devam edeceği ifade edilmektedir.

Değerlendirme:

Yukarıda da belirtildiği gibi, ülkemizde birçok yerde, çok sayıda koruma alanı mevcutken bunların çok azı etkili bir şekilde yönetilmektedir. Çoğu koruma alanlarında, şaibeli birtakım ihale ve sözleşmelerle birtakım çıkar gruplarına yararlanma hakları tesis edilmekte, böylece ticari kazanç düşüncesi, doğa koruma bilincinin önüne geçebilmektedir. Bu tür yaklaşımların gerçekleşmesine müsait mevcut yasal mevzuat çerçevesinde Macahel’in herhangi bir koruma alanı statüsüne sokulmaya çalışılması, yörenin yıllarca koruna gelen doğası için en büyük tehlike ve kötülüktür. Bu bağlamda proje müdürünün, projeye ilişkin bir tanıtım toplantısında, Macahel’in 2006’ya kadar milli park statüsüne sokulacağı yönündeki beyanı doğru ise, talihsiz bir açıklamadır. Eğer bu açıklama Macahel’de uygulanmaya çalışılan projenin özünü, nihai hedefini oluşturuyorsa, ülke çapında etkisiz bir şekilde yönetilen (Efeler-Gorgit’teki koruma alanları da bunun yerel bir örneğidir), ticari bir rant alanı olarak görülen onca koruma alanına bir yenisini katma çabasından başka bir şey yapılmıyor veya yapılmayacak demektir. Zira projenin hali hazır hatalı uygulamalarına haklı olarak destek vermeyen Macahel Halkının, bu tip bir icraatı hiçbir şekilde benimsemeyeceği ve öngörülen statünün etkisiz bir yönetime sahip olacağı çok açıktır. Kaldı ki yöre insanı bu tür hatalı bir girişimin gerçekleşmemesi için yasal çerçevede gerekli bütün yollara başvurmaya da kararlıdır. Macahel Halkının bütün bu faaliyetlerden beklentisi, özetle, yörede yıllarca başarılı bir şekilde uygulana gelen koruma anlayışının (zilyedliğe –fiili hakimiyete dayalı orman mülkiyetinin vb.) resmileştirilmesi ve bunun yanında yörenin temel sosyo-ekonomik sorunlarına (gerçek ve bilimsel anlamda doğaya duyarlı bir şekilde) çözüm bulunmasıdır.

Yukarıda koruma konusunda öncelik verilmesi ve gerekli koordinasyonun sağlanması gerektiği, aksi taktirde koruma girişiminin başarısız olacağı, kaynakların etkili bir şekilde kullanılamayacağı belirtiliyor. Macahel’in, temsil ettiği biyo-coğrafi alan itibariyle korumada öncelik taşımadığı, zira bu konuda önemli bir tehdidin söz konusu olmadığı, bu bölge için gerçek anlamda tehdide maruz başka bir pilot bölgenin seçilebileceği yukarıda belirtilmişti. Dolayısıyla doğanın korumasına yönelik ayrılan kaynak, koruma konusunda önemli bir önceliği bulunmayan bir yöreye aktarılarak bir anlamda heba edilmekte, proje uygulamacıları dahi önemli bir tehdit bulamadıklarından bu kaynağı nerede kullanacaklarını belirleyememekte, yöreyle ilgisi olmayan birtakım, sadece adı festival olan organizasyonlarda, lüks birtakım araç alımlarında kullanabilmektedirler. Veya gerekli koordinasyon sağlanamadığından bu yanlış harcamalar yapılabilmektedir. Macahel’in pilot bölge olması, öncelik itibariyle hatalı olsa da, projenin uygulamasında atılacak doğru ve yerinde adımlar, aktarılan kaynağın esas amaç çerçevesinde, heba edilmeden kullanılabilmesini her zaman mümkün kılacaktır. Ancak görüldüğü üzere mevcut proje yönetimi, objektiflikten uzak, ön yargılı bazı hareketleri nedeniyle gerekli koordinasyonu sağlayamamakta ve kaynakların belirtilen biçimde gereksiz yerlere harcanmasına neden olabilmektedir. Mevcut yönetimde veya bu yönetimin davranışlarında herhangi bir değişiklik olmaması durumunda, projenin kendi öngörüsüyle, bu koruma girişiminin başarısız olacağı, kaynakların etkin kullanılamayacağı ortadadır.

Proje Seçenekleri (Project Alternatives):

Projenin hazırlanmasında birtakım alternatiflerin dikkate alındığı veya reddedildiği belirtilmektedir. Karadeniz için, iki öncelikli alanın belirlendiği, fakat bunların projede yer almadığı ifade edilmektedir. Gerekçesi ise, proje alanlarını seçmekten sorumlu Türk teknik komitesinin, koruma yönetiminin, bu öncelikli alanlardan birinde büyük oranda turizm yatırımının çok büyük tehdit oluşturması nedeniyle işe yaramayacağına, diğerinde ise bir sivil toplum kuruluşunun işe atmış olması nedeniyle gereksiz olduğuna karar vermesidir. Sonuç olarak iki alternatif alanın proje için seçildiği söylenmektedir.

Değerlendirme:

Yukarıda Karadeniz için iki öncelikli alanın tespit edildiği, fakat projeye bazı gerekçelerle alınmadığı belirtiliyor. Her şeyden önce bu ifade, Karadeniz’de bir yer olarak Macahel’in, korumada öncelikli alanlardan biri olmadığına dair yukarıda yaptığımız açıklamaları doğrulamaktadır. Zira Karadeniz için Macahel dışında öncelikli iki alan belirlenmiş, ancak projeye alınmamıştır. Bu öncelikli alanların nereleri olduğu belli değilse de projeye alınmama gerekçelerinden olan “turizm yatırımlarının oluşturacağı tehdit” gerekçesi Macahel açısından da değerlendirmeye açıktır. Acaba turizm yatırımları Macahel açısından önemli bir tehdit oluşturmamakta mıdır? (Oysa Ek 2-Ek 1’de turizm teşvik planları yöre için bir tehdit olarak gösterilmektedir ve burada bir çelişki ortaya çıkmaktadır) Tehdit oluşturmadığı belirtiliyorsa bu sonuca hangi gerekçeyle varılmaktadır? Yörenin askeri yasak bölge olması, dolayısıyla bunun turizmi sınırlaması ve bu nedenle turizmin büyük tehdit oluşturmaması bir gerekçeyse, o zaman mevcut proje yönetiminin, Temayla işbirliği içinde askeri yasak bölgeyi daraltma girişimlerinin amacı nedir? Turizm önünde engel olarak görülen bu statü (askeri yasak bölge) sınırlandığında, turizm yöre için büyük bir tehdit oluşturmayacak mıdır? Bugünkü haliyle bile yapılan turizm birtakım kirliliklere sebep oluyorsa bu olumlu engel (askeri yasak bölge) kaldırıldığında veya sınırlandığında turizm yoğunluğu ve bununla paralel olarak kirlilik artmayacak mıdır? Ne yazık ki bütün bu sorulara mantıklı ve tutarlı bir cevap verilememektedir. Ayrıca söz konusu alternatif alanlardan birinin seçilmemesiyle ilgili olarak, “büyük oranda turizm yatırımının çok büyük tehdit olması”nın gösterilmesi, projede büyük oranda turizm yatırımının da hedeflendiğini göstermektedir. Ancak sitemizdeki çeşitli yazılarda da ifade edildiği gibi, oluşturacağı nüfus yoğunluğu ve bu nüfusun yörenin doğayla barışık tüketim alışkanlıklarından uzak tüketimlerinin doğaya olası zararları bakımından “turizm” kavramı ile “doğanın korunması” kavramları birbiriyle çelişik ve bu nedenle hassas dengelerde seyri gereken kavramlardır.  Bu konuda dengenin turizm lehine kaçırılması demek, karşı taraf, yani doğa aleyhine bir tutum içinde bulunmayı sonuçlayacaktır.

Proje alanları için zorlayıcı koruma alanı yönetim planlarının kabulü (Adoption of prescriptive protected area management plans for project sites):

Projenin hazırlanması sırasında, danışmanların bütün alanlar için çerçeve bir yönetim planı geliştirdikleri, bunların gerekli etütler yapılmadan, biyolojik çeşitlilik ve doğal kaynak yönetimi konusundaki sınırlı bazı bilgilere dayandırıldığı ve daha önemlisi proje alanları içerisinde veya çevresinde yaşayan yerel ilgi gruplarının katılımı olmaksızın yapıldığı belirtilmiştir. Ancak Türkiye’de ve başka yerlerde edinilen tecrübelere göre, koruma yönetiminin başarısı için, bu yönetimin, ilgi gruplarının katılımı ile geliştirilmesi gerektiği, hazırlık aşamasındaki yönetim planlarının esas alınmayacağı, sadece başvuru kaynağı olarak kullanılacağı ifade edilmiştir. Eko sistem ve kaynak kullanımına ilişkin etütlerin, projenin uygulanması sırasında yapılacağı, bunun koruma yönetiminin geliştirilmesinde yol gösterici olacağı söylenmektedir.

Değerlendirme:

Macahel bakımından, Projenin hazırlanması sırasında yazılan Sonuç Rapor’da, önerilen çerçeve yönetim planı, koruma statüsü hakkında şu ifadelere yer verilmiştir: “Doğal eko sistemin korunmasına izin veren ve yönetim kontrolünün yerli halkın veya en azından çevre köylerin ellerinde kalmasına imkan tanıyan, kalıcı bir koruma alanı statüsünün bulunması gerekmekte olmasına rağmen ne yazık ki günümüzde Türkiye’de böyle bir uygun koruma alanı statüsü mevcut değildir. Bu nedenle, projenin yürütülme aşamasında, mevcut yasalar gözden geçirilip tekrar düzenlenene kadar, havzaya gayri resmi bir geçici ‘Çok Amaçlı Koruma Alanı’ statüsü verilmesi uygun görülmektedir. Bu Camili Çok Yönlü Kullanımlı Koruma Alanı Statüsü (CÇYKKA) 4 ana prensibe bağlı kalacaktır: * Statü bir zonlama sistemini tanıyacak ve buna imkan verecektir. * Tümüyle Orman Bakanlığının kontrolünde olmasına rağmen, (mevcut kanunlara göre) yerleşim alanının çevresindeki çok amaçlı orman meşcerelerinin yönetimini onaylayacaktır. * Koruma amacına saygı duyulması ve geleneksel ekonomik faaliyetler konusunda bir sınırlama olmaması şartıyla hassas zonların (biyolojik çeşitlilik esas noktaları) tümüyle Orman Bakanlığının sorumluluğu altında olmasını sağlayacaktır (mesela yaylaya hayvanların girişi gibi). * Geçiş dönemi sırasında proje çalışanları tarafından yönetilecektir” Zonlama sisteminde, Hassas zon (bölge), otlatma zonu, sosyal orman yönetimi zonu, sürdürülebilir ekonomik gelişme zonu şeklinde tasnif yapılmış ve yönetim planı belirlenmiştir (Sonuç Rapor, sayfa 71-72). Yerel ilgi gruplarının katılımı olmaksızın yapıldığı belirtilen bu koruma yönetimi planının, ilgi gruplarının katılımı ile ve geleneksel koruma düzenini esas alan, temel ihtiyaçların giderimi için yapılan faaliyetlere sınırlandırma getirmeyen bir biçimde, daha somut olarak saptanması ve geliştirilmesi mümkündür. Bu bağlamda zilyedliğe dayalı ormanların tek tek saptanması ve bunun bir zon (bölge) olarak yöre halkının yönetimine bırakılması, bu zon dışında kalan ormanların Orman İdaresi yönetiminde olması düşünülebilir. Otlatma konusunda, yine yerel yönetimin esas olması ve yayla-kışla şeklindeki geleneksel otlatma düzeninin, bilimsel verilerle geliştirilerek temel alınması yerinde olacaktır. Bu bölgelerin (zonların) tespitinde köy tüzel kişilikleri bazında, ancak yöre dışındaki diğer yerel ilgi gruplarının da fikirsel katılımının sağlandığı bir çalışma grubunun oluşturulması ve alınacak kararların mutlak surette yerel halkın bilgi ve onayına sunulması ve böylece nihai sonuca ulaşılması, katılımcı, kalıcı ve başarılı bir koruma yönetimi için şarttır. Nitekim projede, hazırlık aşamasında önerilen bu yönetim planının esas alınmayacağı, sadece bir başvuru kaynağı olacağı belirtilmekte, esas yönetim planının uygulama aşamasında yerel katılımla sağlanacağı ifade edilmektedir.

Eko sistem ve kaynak kullanımına ilişkin etütlerin projenin uygulanması sırasında yapılacağı şeklindeki belirleme bağlamında, 2003 Yaz mevsimi itibariyle yapıldığı gözlenen fauna çalışması, eko sistem hakkında bir etüt olarak değerlendirilebilir. Ancak proje halen yeterince yerel katılımı sağlayamadığından, yapılan fauna çalışması, yöre coğrafyasına yabancı görevlilerce gerçekleştirilen ve bu nedenle eksik kalan bir çalışma olmaktadır.  Böyle bir çalışmanın da koruma yönetimindeki yol gösterici etkisinin yetersiz olacağı açıktır.

Özel sektör tarafından koruma alanlarının imtiyazlı yönetimi (Concession management of protected areas by the private sector):

Koruma alanlarının özel sektör tarafından imtiyazlı bir şekilde yönetilme önerisinin, bu konudaki hükümet giderlerini azaltması bakımından olumlu bulunduğu, ancak hali hazır durumda, bu alanlarda kazanç dürtüsünün korumaya göre ikinci planda kalmasına müsait bir yapının bulunduğu, bunu önleyici bir mekanizmanın bulunmadığı belirtilmiştir. Projenin, koruma alanlarının finansmanı, yerinden yönetimi için alternatifler araştırdığı, hükümetin konuyla ilgili düzenlemelerine destek olacağı ifade edilmiştir.

Değerlendirme:

Projedeki bu belirlemeleri, Macahel açısından da yerinde buluyoruz. Zira Macahel’de böyle bir yönetimin özel sektöre verilmesinin, yörenin korunmasından çok, yörede ekonomik bir rant elde etme yarışına dönüşeceği açıktır.Bunu Macahel’deki bitakım örneklerden anlamak mümkündür. Örneğin, yörede doğayı koruma amacıyla bulunduğunu ileri süren Tema’nın yöredeki faaliyetleri, korumayla tamamen ilgisiz olup, Kafkas arı ırkı ve doğa turizmi konusunda bir kazanç elde etme girişiminden başka bir nitelik taşımamaktadır.  Dolayısıyla bu veya bir başka kuruluşa koruma yönetimi konusunda imtiyaz verilmesi, koruma bilincinin, ticari kazanç amacına göre ikinci planda kalmasına neden olacaktır.


 Yazan : MacahelBizimdir | Okunma : 2706 | Yorum ( 0 ) | Oy:  | Bu içeriğe oy verin
Macahel Bizimdir İnisiyatifi
Köşe Yazıları
Selim & Meral DURSUN
Macahel'de Gürcü İşçiler Olgusu: Nedenleri ve Etkileri Üzerine
Macahel son yirmi yıldır büyük bir değişim ve dönüşüm sürecinden ge&c »Devamı
Okunma (1129)
Ekleme Tarihi (30.01.2022 09:12)

Zülküf YEŞİLYURT
Tünelna(ğ)me
Dayanmış kapıya zorlu kış Kasım, aralık hatta karakış Yağmur, fırtına, soğuk hava Ezelden, TÜN »Devamı
Okunma (1317)
Ekleme Tarihi (04.12.2021 02:18)

Zülküf YEŞİLYURT
Kovidname
Bulunmaz, Macahel’de Korona Binlerce şükür, Kadir Allah’a Sözümüz, c& »Devamı
Okunma (1665)
Ekleme Tarihi (14.11.2020 13:35)

Sen de Yaz Gönder
Diğer Köşe Yazıları
MacahelBizimdir.Org
Amacımız

» Macahel ile ilgili her türlü gelişmeyi takip etmek, gündeme taşımak ve değerlendirmek,
»
Yörenin her türlü sorununa bilinçli bir şekilde çözüm aramak,
» En önemlisi Macahel'e ilişkin yapılacak her türlü faaliyette, bizzat Macahel Halkının görüşlerinin etkin bir şekilde temsil edilmesine aracı olmak.

MacahelBizimdir.Org
Yerel reklam
Gitmek istediğiniz reklamın logosuna tıklayın!!!...
MERETA MÜZİK
Macahelli Müzisyen Murat ÇAKIR... Albümü, klipleri ve iletişim için resmi tıklayınız.

ÇORUH ELEKTRON
Vodafone Silver Bayii & Turkcell-Avea Satış Noktası Next-Nextstar Taplin Uydu Cihazları. Sinan ARSLAN & İlknur KAYA ARSLAN Merkez: Maradit Cad. No:28 Şube: PTT Cad. No:28 Borçka-ARTVİN coruhelektronik@hotmail.com

DURSUN BİLGİ İŞLEM
Dursun Bilgi İşlem Merkezi: Exper, Byron ve OEM bilgisayar, Danışmanlık ve Eğitim Hizmetleri, Networking, Yazılım, Bilgisayar donanımı, Web Tasarım ve Bilgisayar sarf malzemeleri Osman Yılmaz Cad. Belediye İş Merkezi No: 1/5 Hendek- SAKARYA

MacahelBizimdir.Org
Bu sayfa: 1,76 saniyede yorumlandı.
Sitemiz en iyi 1024x768 çözünürlükte Internet Explorer ile görüntülenir.
2002-2016 © Copyright Macahel Bizimdir İnisiyatifi
Website motorumuz © 2006-2007 ByCafer & Aspsitem tarafindan üretilip gelistirilmistir.
Macahel Bizimdir E-Posta Grubu (Sadece Macahelliler)
E-posta:
Genel