» Macahel Bizimdir İnisiyatifi - Macahel'in ve Macahelli'nin Sesi
Anasayfan Yap Favorilerine Ekle E-Posta Tavsiye Et İletişim Player'i Aç Siteyi Kişiselleştir
   
   
   
 

Ana Sayfa

Yazılar

Dilekçeler

Röportajlar

Haberler

Ziyaretçi Defteri

Bağlantılar

Forum

Resim Galerisi

Videolar

Site Üyeleri

İletişim
 
Üyelik Kullanıcı Adı :  Şifre :  Güvenlik :  Hatırla :    
 
 
Forumdaki Son Cevaplar : Macahel Vakfında alicengiz oyunları mı?..(MacahelBizimdir) CHPli Artvin Belediyesi HES Yapıyor..(Mereta) Getirilerini gördükçe HES desteklenecek..(Mereta) HESler Enerji İthalatını Düşürdü..(Mereta) Hidroelektrik Enerji ve Çalışma Sistemi..(Mereta) Macahel’deki Festival Adlı Gösterinin14’..(Mereta) Sözde Çevrecilik..(Mereta) Borçka Köylere Hizmet Götürme Birliği..(MacahelBizimdir) Elektriği Kesilen Köy, Rüzgar Enerjisind..(Mereta) Macahelin Geleceğine Dair Dışarıdan Bir ..(Maralli) Muhalefet Parti Belgelerinde HESler..(Mereta) Yenilenebilir Enerji ve Çevre..(Mereta) MGK Kararlarında HES..(Mereta) HES karşıtlarını fosil yakıt lobisi kışk..(Mereta) Yenilenebilir Enerji Nedir?..(Mereta)
Menü
Tanıtım
Camili (Macahel) Yöresi
Yöre Köyleri
Camili Köyler Birliği
Yöre Tarihi
Yöre Ekonomisi
Yöre Nüfusu
Yöre Yemekleri
Yöre Edebiyatı
Macahel Bizimdir İnisiyatifi
Faaliyetler / Araştırmalar
Yol Sorunu
GEF-II Projesi
Biyosfer Rezervi
Macahel'de Turizm
Macahel Projesi
Organik Tarım
HES Projeleri
Arıcılık
Festival
Yazılar
Köşe Yazıları
Yeni Eklenen 10 Yazı
En Sevilen 10 Yazı
Ziyaretçi/Linkler
Ziyaretçi Defteri
Bağlantılar
Yaşam/Eğlence
Televizyon/Radyo
Oyunlar
MacahelBizimdir.Org
Hava Durumu
Artvin
Ankara
İstanbul
İzmir
MacahelBizimdir.Org
Ulusal Haberler
MacahelBizimdir.Org
İstatistikler
Üyeler
Son üyemiz : SuatUZUN
Bugün : 0
Dün : 0
Kayıtlı üye : 250
Banlanmışlar : 0
Onay bekleyen : 0
Site sayacı
Bugün Tekil : 362
Bugün Çoğul : 362
Bugün Toplam : 724
Dün Tekil : 1349
Dün Çoğul : 1349
Dün Toplam : 2698
Genel Tekil : 6790243
Genel Çoğul : 6802452
Genel Toplam : 13592695
MacahelBizimdir.Org
» "Macahel Vakfı" ve "Birlik"; Birbirinden Uzak Hale Getirilen İki Yabancı Kelime!

Merhaba, resmi vakıf sitesindeki karalama ve iftiralara verilen cevaplarda nerde kalmıştık? Sırada “Macahel Vakfı” ile “Birlik” kavramlarını yan yana kullanan ve içerik olarak diğerlerine oranla uzun sayılabilecek bir yazı var... Ben bu yazımda uzunluğu nedeniyle sadece bu yazıyı eleştirecek, gereken haklı cevapları ortaya koyacağım.

Oldukça heyecanla, bir nebze iyi niyetle yazılan, ancak malum propagandacıların, yanlış anlamaların etkisiyle birtakım yanlışlar içeren bir yazı... Bazı alıntılar yaparak devam edeyim: “Tüm dünyanın gündeminde eşsiz bir doğa...” Macahel tüm dünyanın değil, birkaç rantiyenin, bozulmamış, saklı kalmış zenginliklerden pay almak, sömürmek isteyenlerin gündeminde bir eşsiz doğa! “...toprağımız, ormanlarımız...Ve insanlarımız...” Oysa her zaman için önce insanlarımız ve sonra doğamız olmalı. Ama yazarın bir suçu yok, çünkü biraz sonra savunacağı projeler bu şekilde... Projelerde esas itibariyle doğa (çünkü rant burada) ve “lütfen” insanlar...Yazının devamında Macahel Vakfı’nın kuruluşu ve rantiyenin yöreye olan ilgisinden bahsedildikten sonra, asıl konuya yani karalamaya geçilmiş...

  “Bu ilgiyi Macahel için bir talihsizlik sayan ve bu ilgi sonucunda gelinen noktayı kabul etmeyen, değişimi reddeden bir anlayış gelişmişti.”  Acaba burada ne gibi bir talih var, rantçıların kazançları dışında? Acaba hangi noktaya gelindi, huzursuzluktan, ayrılıktan, Macahelin kirlenmesinden başka? “değişimi reddeden”, rantçılar istiyor diye değişecek miyiz, onların rant elde etmesine (evet bu, yani rant elde etmeleri bir değişiklik sayılabilir) seyirci mi kalacağız? “Ancak bu düşüncedeki insanların da çok iyi bildiği gibi globalleşen dünyada her şey gibi Macahel’deki doğal ve kültürel zenginlikler de insanlığın ortak malı ve sorumluluğu sayılıyordu.” Arkadaşımız rantçıların, sermaye patronlarının, rantlarına kılıf hazırlamak için sıklıkla kullandıkları cümleyi, farkında olmadan, inanarak kullanıyor! Çünkü rantiye, sömürmek istediği toprakların yıllarca sahibi olan insanlara, artık globalleştik, burası dünyanın ortak malı, onun için sömürüye karşı herhangi bir itiraz hakkınız yok demek istemekte, kendince haklılık aramaktadır. Oysa “globalleşme” diye çığırtkanlık yaptıkları durum, son 10-15 yılda öne çıkan bir kavram... Peki bundan önce buraları kimi malı sayılıyordu sevgili kardeşim? Senin de cevabını vereceğin gibi Macahellinindi buralar, halen olduğu gibi.. Peki yıllarca Macahellinin olan bir yer, globalleşme diye bir kavramın ortaya çıkmasıyla mı Macahellinin olmaktan çıkıyor, herkesin malı haline geliyor? Dedim ya bütün bunlar, birtakım yerleri sömürmek isteyen sermaye sahiplerinin, yaptıkları işgali haklılaştırmaya yönelik basit, haksız bir kelime oyunundan başka bir şey değildir, olamaz da... Eskiden biz güçlüyüz diyerek, güçle sömürge haline getirilen yerler, bugün globalleşme gibi kılıflar altında sömürülmek isteniyor.

   “Dolayısıyla Macahel’deki doğal ve kültürel varlıların ileriki nesillere bozulmadan aktarılabilmesinin amaçlandığı projelerin ortaya atılması ve uygulanması kaçınılmazdı. Bu ilgiyi Macahel ve Macahelliler lehine geliştirmenin ve Macahel’e fayda sağlamanın yolları aranmalıydı.” Yukarıdaki tespitimle bağlantılı olarak, proje diye süslenen rant, köleleştirme faaliyetini, Macahelimizin muhteşem doğal ve kültürel varlığını gelecek nesillere aktarmak olarak görmek, gerçekten bir talihsizlik. Aslında bu projelere ilişkin yazarın da kuşkularının olduğunu bir sonraki cümlesinden anlamak mümkün. Çünkü bu ilgiyi Macahel “lehine geliştirmekten” bahsediyor, “Macahele fayda sağlamanın yollarının aranması” gerektiğini belirtiyor, böylece bu girişimlerin Macahel “aleyhine gelişme”, Macahele zarar verme tehlikesi içerdiğini dolaylı da olsa bizzat kabul ediyor...

  Sonraki paragraflarda GEF-II projesinden, yanlışlarla dolu ifadelerle söz ediliyor. Bir kere “Birleşmiş Milletler Çevre Fonu” değil, Dünya Bankasına bağlı Küresel (Global) Çevre Fonu... Macahelbizimdir.org’un GEF-II bölümünün okunmasını tavsiye ederim. Camili sonradan projeye dahil edildi deniyor, oysa dört bölge de baştan seçildi ve aynı anda uygulandı. Halkın bilgilendirilmesi için seminerler verildiği söyleniyor. Benim bildiğim başlangıçtaki bir seminer dışında doğru dürüst bir toplantı yapılmadı. Bu toplantıların da gerekli bilgilendirmeyi sağlamadığı ortada. Çünkü tam anlamıyla yörede projeyi bilen hiç kimse yok. Eminim projeyi desteklediğini ileri sürüp ortalıkta dolaşanlar dahi, hatta Borçka’daki görevliler bile ayrıntısını bilmiyor. Bu görevliler bile, memur mantığıyla Ankara’dan gelen talimatları uygulamakla yetiniyorlar... “Kimisi bu gelişmeleri Macahel için bir fırsat olarak değerlendirerek, Macahel’in eskiden beri süregelen temel problemlerinin çözümü ve hayat standardının yükselmesi için bir fırsat olarak görürken...” Projenin sosyal yönünün olmadığını artık sağır sultan bile duydu. Dolayısıyla daha önce belki sorunlar çözülür diye destekleyenler de artık projeyi desteklemiyor. Arkadaşımız daha sonra çok haklı birtakım sorular sıralıyor. Sonra da bunların cevabının verildiğini, endişelerin giderildiğini söylüyor. Oysa bunlar ya hiç cevaplanmamış veya doğru olarak ya da doyurucu bir şekilde cevaplanmamış sorular... Eğer cevaplanmış olsaydı arkadaşımız soruların altına cevabını da yazar ve böylece biz de ne gibi cevapların verildiğini öğrenmiş olurduk. Aksine bütün bu soruların, endişelerin haklılığı zaman içinde kendini ortaya çıkarıyor, eğer önleme alınmazsa çıkaracak ne yazık ki..

  Macahel Vakfının gelişmelerle ilgilenmesi, Temanın projesinin başarısı için anket çalışması yapması belirtildikten sonra asıl amaç olan karalamaya geçilmiş.. Malum konudan kopmamak gerek... Arkadaşımız onca bilgilendirmeye rağmen, yöre halkına bilgi verilmediğinin, halka sorulmadan iş yapıldığının iddia edildiğini belirtiyor. Madem bu kadar bilgilendirme yapıldı, şimdi ki kaos niye? Demekki yapılan bilgi alışverişinde halkın görüşleri sorulmuş, ama uygulamada dikkate alınmamış! Dikkate alınmayacaksa görüş alışverişinin ne önemi var? Macahel Vakfının saygınlığının yıpratılmasının hedeflendiği belirtilmiş. Aksine Macahel Vakfının, rantçılarla işbirliği yaparak, halkına arkasını dönerek otomatik olarak kaybettiği saygınlığını, bu hareketlerden vazgeçmesi vurgulanarak tekrar kazanması sağlanmak istenmiştir ve halen de istenen budur.

  Gorgitin koruma alanı ilan edilmesinin kasıtlı olarak kullanıldığı belirtiliyor. Ya ne yapılacaktı? Sevinilecekmiydi? Kaldıki proje müdürünün bütün yörenin milli park olacağı şeklindeki açıklamaları karşısında söylenenlerin haklılığı ortaya çıkmıyormu? Mevcut yasalara göre korumanın bu şekilde olduğu, GEF-II’nin alternatif bir koruma getirdiği belirtiliyor. Proje müdürünün belirttiğim açıklaması bir yana, niçin koruma ihtiyacı olduğu ortaya konmuyor. Çünkü böyle bir ihtiyaç yok, Macahellilerin böyle bir problemi yok. Böyle problemi olanlar, yaptıklarına, yapacaklarına kılıf arama arayışında olanlardır. Zira başka türlü faaliyetlerini meşrulaştıramıyorlar. GEF-II’nin içerdiği sistem belirtildikten sonra, projenin Devlet nezdinde kabul görmesi, aksi halde resmi kısıtlamaların olacağı, Avrupa Birliği, kanunların değişmesi gibi bilgi eksikliği ve çelişkilerle dolu açıklamalar yapılmış... GEF-II projesi zaten dönemin Devlet yetkililerince (Orman Bakanlığı) kabul görmüş ve o dönem atılan imzalarla halen Devlet desteğiyle yürütülmek istenen bir proje. Bizdeki her şeyi AB’ye bağlama hastalığı burada da nüksetmiş ve projeyi savunabilme uğruna işin içine AB bile karıştırılmış. Kanunların değişmesine gelince, kanunların değişmesi hiçbir şekilde GEF-II’e bağlı bir durum değil...

  GEF-II’ye ilişkin bu övgülerden sonra konudan sapmamak gerekir. Yani tekrar karalama faslına geçmek gerekiyor. Arkadaşımız birlik ve beraberliğin sağlanamamasının nedenini ne yazık ki yanlış tespit etmiş, iğneyi kendilerine hiç batırmamış. Birlik ve beraberliğin önündeki en büyük engelin, Macahel Vakfının Macahel Halkı eksenli hareket etmemesi olduğunu tespit edememiş ne yazık ki. Sorunun, Macahel Halkı ortak paydasından uzaklaşmak olduğunu görememiş. Yazısının ismi “Macahel Vakfı ve Birlik Kavramı” ama, birliğin niçin bozulduğunu belirleyememiş. Arkadaşa, ilk yazım olan Macahel Vakfı ve Macahel Halkı isimli yazımı arşivden tekrar okumasını tavsiye ederim. “Haklı olarak halkımızın bir kısmı da yaratılan böyle şüpheli durumlardan dolayı aralarından birileri olan bu kişilere inanma zaafı içerisinde bulunmaktadır.”  Bizi karaladı yetmedi, bir de halka tavır koyma.. Benim ve benim gibi, doğruları, halkın şikayetlerini yazanlara inanılacak elbette. Çünkü yazdıklarımız sizler gibi halka yabancı, halka dayatmacı şeyler değil, bizzat onların hisleri, duygularıdır. Dolayısıyla halkın bize inanma gibi bir zaafı söz konusu dahi olamaz, zira söylediklerimiz bizzat kendi inandıklarıdır. Arkadaşımız karalamada hızını alamamış, “Bu kişilerin davranışları, matbaa’nın ülkemize ilk gelişinde ve bunun gibi birtakım keşif, yatırım vb. durumlarda bazılarının gösterdiği tepki ve yarattığı dedikodulardan farklı değildir” diyerek, son derece modern, çağdaş Macahel halkına, en ağır hakareti yapmış, birtakım rantçıları teknoloji, buna karşı haklı savunmasını yapanları gerici diye nitelendirebilmiştir. Bu hiçbir Macahelli için kabul edilemeyecek ve sahibinin uhdesinde kalacak bir sözdür.

  Vakfın mutabakat metninden sonra Macahel kaynaklı sivil insiyatifin ortaya çıktığından söz ediliyor ve bunun Macahel Vakfının arzuladığı bir yapıya sahip olduğu ifade ediliyor. Sonra da “olumsuz kişiler” denilerek insiyatifin kardeşliği bozduğu belirtiliyor. Madem vakfın da istediği bir organizasyondu niçin hiçbir destek vermedin arkadaş diye sormak gerekir. Hatta bildiğim kadarıyla insiyatifi oluşturanların tarafınızla birlikte çalışma, insiyatifi birlikte oluşturma teklifleri dahi olmuş. Ancak arkadaşımız hem bu yaklaşımı olumlu buluyor, hem de yaklaşımın teklifini geri çeviriyor. Ondan sonra da olumsuz kişiler diyor. Madem kendini olumlu buluyorsun, niçin işin içine girmedin, olumsuz gördüklerini olumluya çevirmedin? Hem teklifi kabul etmeyip işten kaçma, hem de işi üstlenenleri karalama...! “Herşeyden önce yöredeki gelişmeleri ve gereklerini anlamayan veya anlamak istemeyen kişilerin, birtakım eli kalem tutanları etkilemesi, çok büyük bir kazanımla ve destekle başlayabilecek bu yaklaşımın ister istemez sorgulanmasına yol açtı.” Kimsenin kimseyi etkilediği yok! Sadece bir haykırışa, haklı duruşa kulak verme var. Bu kulak verme, “etkilendiler, yönlendiriliyorlar” gibi kelimelerle karalanmaya çalışılıyor. Kendileri vakıf olarak bu sese kulak asmadıkları için başkalarının, bizlerin kulak asmış, bu haklı sesi kamuoyuna duyurmuş olmalarına da tahammül edilemiyor! Biz dinlemedik, başkaları da dinlemesin!? Kaldı ki etkilenildiğini varsayalım. Bir insanın, içinden geldiği halkın sorunlarından, haklı şüphelerinden etkilenmesi, bunları araştırıp dillendirmesi mi normaldir, tabidir, yoksa halkın haykırışını kenara bırakma, hatta elinden geldiğince bastırma mı? Acaba Macahelbizimdir.org forum sayfasındaki “Tema ve GEF-II Macahel’de İstenmiyor” haberini hazırlayan gazeteci de mi bir eli kalem tutan olarak etkilendi??? Herkes etkileniyor, ama sizler bir türlü etkilenmiyorsunuz?! Kusura bakmayın ama kusur etkilenenler de değil, hala etkilenmeyenlerde olsa gerek... “Bu kişiler, aydın insanları bir inisiyatif yaklaşımında etki altına alırken, Tema Vakfı nazarında gelişmelere karşı konulan tavrı ortaya koyan dilekçelerin inisiyatif yaklaşımı tarafından sahiplenilmesi ile, kendi amaçları doğrultusunda dilekçelere ve ortaya konan tavra halkın desteği varmış gibi bir hava oluşturmayı ve meşruiyet kazandırmayı hedeflemekteydi” Halkın içinden oluşan insiyatif hareketinin yine halkın olan dilekçeleri sahiplenmesini çok doğal karşılıyorum. Halkın desteği varmış gibi hava oluşturulmasına gerek yok, çünkü bu apaçık ortada... Arkadaşa dilekçe ekindeki özgür iradeyle ve herkesçe görülen Temanın faaliyetlerinin onaylanıp onaylanmadığı gibi basit, açık, özet bir soruya verilen hayır cevabı için atılan onlarca imzaya bakmasını ve Macahelli olmayan bir gazetecinin hazırladığı ve halkın Tema’yı ve GEF-II’yi istemediği gerçeğini objektif olarak teyit eden haberi dikkatle okumasını tavsiye ediyorum. “Elbette bu hedef doğrultusunda Tema Vakfı’nın çalışmalarını izleyen ve değerlendiren tek kurum olan Macahel Vakfı’nın da infaz edilmesi gerekliydi.” Macahel Vakfı infaz falan edilmedi. Macahel Vakfı’nın halkın istemediği bir kuruluşa o veya bu şekilde destek vermesi (ki bu destekle vakıf, başkasına gerek kalmadan zaten kendi kendini infaz etmiş oldu) eleştirildi, halen eleştiriliyor, böyle devam ederse eleştirilecek. Elbette eleştirilerin bazısı biraz ağırdı. Ama Macahel Vakfının yaptığı ondan çok daha ağırdı. Zira Macahel Halkı için varolan, kendisini savunması gereken vakıf, tam tersini yaptı. Bu inanılır değildi. Bu hareketi bir başkası yapsa, bir başka kişi veya kurum Temaya destek verse ne halleri varsa görsünler denilebilirdi. Ancak kendi yöresinin vakfının bunu yapması yenilir, yutulur bir şey olamazdı. Vakfın aslına dönmesi içindi söylenenler ve bundan sonra söylenecekler de sadece ve sadece Macahel Vakfının dolayısıyla Macahel Halkının iyiliği için olacak! En azından amaç, niyet bu! “Öyle ya, bu puslu havada taşın altına elini sokmak, gelişmeleri sorgulamak ve halkın tepkisine(!) rağmen doğru bildiği yönde çalışmaya devam edebilmek akıllı yöneticilerin işi değildi.”  “...doğru bildiği yönde çalışmaya devam edebilmek” ne kadar doğru bir söz. Herkes kendi bildiğini doğru zannediyor. Oradaki halkın tepkisi sizlere doğru gelmeyebilir. Ama her insanın, insan topluluğunun kendi kaderini, geleceğini belirleme, geleceğine yön verme hakkı var. Kimsenin onların yerine geçip geleceklerini belirleme, birtakım rant projelerini dikte ettirme hakkı ve yetkisi yok!

  “Öyle bir azim ve heyecanla bu işe sarılanlar oldu ki mangalda kül bırakmazcasına Macahel’de yürütülen Arıcılık projesi ve GEF hakkında, dolayısıyla bu projelerin yöre için yararlı olduğunu ifade ederek Macahel’e tavsiye etmekten ileri bir yanlışı olmayan Macahel Vakfı ve yöneticileri hakkında atıp tutmaktan geri kalmadılar. Kopardıkları fırtınaya kaynak olarak gösterilen delile bakılacak olursa dağ fare doğurdu denilebilir. Evet, iddia edilen şudur; Macahel Vakfı’nın (Başkan’ın) Macahel A.Ş.’de iki (2) adet hissesi vardır. Bu hisseler nedeniyle çok doğal olarak Macahel’in menfaatini Tema’nın menfaati karşısında ikinci planda tutmaktadırlar. Bu ne büyük sorumsuzluk, ne büyük aymazlık, ne densiz bir iftiradır.” Arkadaş, oldukça eski tarihli önceki yazılarımda işaret ettiğim bir gerçeğe çok kızmış, sorumsuzluk, aymazlık, iftira (!) demiş! Hızını alamamış densiz, haysiyetsiz iftira diye hakaret etmiş! Arkadaş, vakfın veya yöneticilerin bir kısmının söz konusu şirkette hissesi var mı yokmu (veya ilk kuruluşunda varmıydı, yokmuydu)? Bunu açık yüreklilikle söyle! Eğer varsa, ki var (veya vardı), bunun neresi iftira? Kaldı ki ben bu yazılarımla isteyenin istediği şirkete ortak olabileceğini, yanlış ve eleştirilmesi gereken hususun, bu ortaklığın vakfın yönetiminde etkili olması olduğunu anlatmak istedim. Yazılarımda yanlış değil, belki eksiklik var. Eksiklik olan da şu, eleştirdiğim davranış biçimini sadece şirket ortaklığına bağlamam. Oysa yazılan karalama yazılarından, birtakım diğer gelişmelerden sonra bundan başka sebeplerin de olduğunu gördüm. Mesela Tema’nın yöreye ilk girişinde Vakfın (yöneticilerinin), yaptığı anketlerle Temaya rehberlik ettiği, bir anlamda yöreye yerleşmesine ön ayak olduğu, bu konuda deyim yerindeyse teminat verildiği anlaşıldı. Dolayısıyla daha sonraki Temaya karşı gösterilen halk tepkisi, bu kişilerce yapılan rehberliğin başarısızlığını ortaya koydu ve doğal olarak rehberlik yapanlar (Vakıf-yöneticiler) bu halk tepkisini önce küçümsediler, sonra şiddetle karşı çıktılar ve halen çıkıyorlar.  Çünkü halkın demokratik tepkisi, bunlar açısından Temaya yaptıkları rehberliğin başarısızlığını açıkça gösteriyordu ve gösteriyor. Kısacası rehberlik, ortaklık, menfaat birliği, kısmen de ideolojik etkiler dolayısıyla Macahel Vakfı Macahel Halkının tepkisine gereken desteği vermedi. Elbette tüm bu söylenenlerden, baştan itibaren gerçekten yöre halkını destekleyen yöneticiler hariçtir.

“Acaba, bu düşüncenin ardında Macahel Vakfı’nı ortaya koyduğu gelişme yanlısı tavrı nedeniyle sevmeyen birilerinin, Macahel Vakfı’nın itibarını zedeleyerek meydanı sahiplenme hesabı mı vardır ?” Macahel Vakfı, Macahel Halkı için hareket etmiyorsa elbette halkın haklarını savunmak üzere birileri çıkacaktır! Bugün bu uğurda meydana birileri çıkmışsa ve destek görüyorsa bunun tek nedeni, mevcut yapılanmanın (Vakfın) bu konudaki yetersizliği, ihtiyaca cevap vermemesi, cevap verme bir yana ihtiyacın aksine hareket etmesidir. Bu, meydanı sahiplenme değil, halkı sahiplenmedir, sese kulak vermedir! Yoksa biz yapmıyoruz, başkaları da yapmasın mantığıyla bundan dan mı rahatsız olunuyor? Yoksa bu karalamalar, halkın sesini yansıtan bu girişimlerin, yazıların, doğal olarak gördüğü desteği, teveccühü kırmak için, böylece halk aleyhine kurulmak istenen saltanatın devamını sağlamak için mi???

“Macahel için politika üreten bir kurum yerine bir muhtarın ve şirketinin menfaatini savunacak yeni bir kurum mu gerekmektedir ?” Halkın meselesini bu kadar basite indirgeme, halkın savunmasında öne çıkanları bu şekilde yıpratma gerçekten üzücü... Madem olayı bu kadar basite indirgeyeceğiz o zaman şöyle de söylemek gerekir: “Halkın istemediği Temayı ve onun şirketini savunmaktansa, halkı temsil eden birini ve halkın içinden gelenlerin birikimleriyle oluşmuş, gerçekten Macahellinin olan bir şirketi savunmak her zaman yeğdir ve bununla övünç duyulmalıdır!” “Elbette halkımız, bazılarının sandığı kadar saf ve cahil değildir. Halkımız, ortaya konan bu agresif ve saldırgan yaklaşımı en doğru biçimde analiz edebilecek durumdadır.” Ne kadar doğru bir söz! Halkımız gerçekten saf değil, kimin niçin Macahel Halkı yerine Temanın ve GEF-II’nin peşinde koştuğunu anlamaktadır! Halkımız bu karalama ve yer yer iftira içeren yazıları da doğru bir biçimde analiz edebilecek durumdadır. “Macahel Vakfı’nın yöneticileri, çalışmaları için kimseden bir menfaat beklememekte, ücret almamaktadırlar. En az bu iftiraları ortaya koyan ve yayanlar kadar da aydındırlar. Macahel’e ve Macahelliye hizmet etmiş olmak Vakıf yöneticileri için bir gurur vesilesidir. Çalışmalarında halkın desteğini her zaman yanlarında hisseden Vakıf yönetimi, her türlü seviyeli eleştiriye de açıktır.” Ben ve benim gibi halkı düşünen dostlarım da kimseden ücret almadan, ücret beklemeden sadece halkın gerçekleri öğrenmesi, yörenin kaderini değiştirecek yanlışlardan vazgeçilmesi uğruna hareket etmekteyiz. Ancak vakfın bazı yöneticilerinin geçmişte olduğu gibi bugün de Tema vb. kuruluşlardan birtakım menfaatler elde etme dürtüsüyle hareket ettikleri bir gerçektir.  Aydın olmaya gelince herkes kendini aydın sanır. Ayrıca gerçek aydın halkın duygu ve düşüncelerini, sorunlarını dikkate alarak, aydınlığıyla onlara çözüm sunan, yol gösterendir, yoksa halkı, onların istek ve sorunlarını bir kenara bırakıp kendi bildiğini despotça kabul ettirmeye çalışan değil... Macahel’e ve Macahelli’ye hizmet etmek ve bundan gurur duymak da Macahel’in ve Macahelli’nin gerçek sorunlarını dikkate almak, bu uğurda hareket etmekle olur. Vakıf yönetiminin eleştiriye açık olduğuna  gelince, eğer vakıf yönetimi eleştiriye açık olsaydı, gerek tarafımca gerekse diğer dostlar tarafından yapılan eleştirilere böyle karalama yazılarıyla cevap vermezdi. Eleştiriye tahammülü olsaydı, resmi sitesine gönderilen yazılara şu veya bu haklı olmayan gerekçelere sığınmadan yer verirdi. Bir iki dostumun bana gönderdiği mailden anladığım kadarıyla macahelbizimdir.org sitesini linklerine eklemeyi sebep göstermeden reddetmezdi.

Yazının devamında İnsiyatif’ten, İnsiyatif üyelerinin vakıflaşma planlarından, Macahel Vakfının taşınmasından vs. söz ediliyor. Doğrudan tarafımla ilgili olmadığı ve güncelliği de kalmadığı için değerlendirmeyeceğim.

Bütün bu eleştirilerimden sonra, olumlu bir eleştiri olarak yazının son bölümüne aynen katıldığımı ve “Macahel Vakfı ve Birlik Kavramı”nın ancak bu şekilde yan yana gelebileceğini belirtiyorum: “Bu da GEF projesi kapsamında birtakım girişimlerde bulunmayı ve en önemlisi Macahel’in sivil kurumlarının birlikte çalışmasını gerektirir. Bu gereksinim, dedikoduyu, iftirayı, ayrılıkçılığı ve kişisel çıkarların peşinde koşmayı kaldırmaz, aksine dayanışmayı ve birlikte hareket etmeyi mecbur kılar. Ve Macahel insanı son yıllarda en çok bu birlikteliğe ihtiyaç duymaktadır. Macahel için nadi vardır. Kendini sorumlu hisseden herkes Macahel’in geleceğinin yapılandırılmasında bir taş koymaya davet edilmektedir. Tüm birikimimizle elimizden gelen çabayı sarf edelim, eleştirilerimizi yapalım, fikirlerimizden faydalanalım, enerjilerimizi ve kaynaklarımızı birlikte kullanalım, birlikte olalım. Macahel için güzel yarınlar ancak bu sorumlulukta olan insanların birlikteliği ile yapılandırılabilir.”

Yazılarım hakkıdaki görüşleriniz için ahmetkafkasyali@yahoo.com adresine mail gönderebilirsiniz.


[ Yazar  (Ahmet Kafkasyalı) | 10.03.2007 17:45:09 | Oy:  | Bu içeriğe oy verin ]
( Yorumlar (0) | Okunma : 1226 | Bu Köşe Yazısını Yazıcıdan Çıkar)
Macahel Bizimdir İnisiyatifi
Köşe Yazıları
Selman DURSUN
Macahel’de Değişim ve Endişeler
Macahel veya Maçahel, yöresel bir şairimizin deyimiyle huzur ülkemiz, daü »Devamı
Okunma (748)
Ekleme Tarihi (25.11.2018 12:44)

Zülküf YEŞİLYURT
Eprat’tan Akriya’ya Macahel
EPRAT Bulundum EFELER’de, sene doksan dokuz Biz altı kişili »Devamı
Okunma (1795)
Ekleme Tarihi (10.06.2017 00:57)

Hasan DURSUN
Sıla
Çıkarsan Macahel'in tepesine eğer Eğmezsen başını aya yıldıza »Devamı
Okunma (2404)
Ekleme Tarihi (22.11.2015 04:49)

Sen de Yaz Gönder
Diğer Köşe Yazıları
MacahelBizimdir.Org
Amacımız

» Macahel ile ilgili her türlü gelişmeyi takip etmek, gündeme taşımak ve değerlendirmek,
»
Yörenin her türlü sorununa bilinçli bir şekilde çözüm aramak,
» En önemlisi Macahel'e ilişkin yapılacak her türlü faaliyette, bizzat Macahel Halkının görüşlerinin etkin bir şekilde temsil edilmesine aracı olmak.

MacahelBizimdir.Org
Yerel reklam
Gitmek istediğiniz reklamın logosuna tıklayın!!!...
MERETA MÜZİK
Macahelli Müzisyen Murat ÇAKIR... Albümü, klipleri ve iletişim için resmi tıklayınız.

ÇORUH ELEKTRON
Vodafone Silver Bayii & Turkcell-Avea Satış Noktası Next-Nextstar Taplin Uydu Cihazları. Sinan ARSLAN & İlknur KAYA ARSLAN Merkez: Maradit Cad. No:28 Şube: PTT Cad. No:28 Borçka-ARTVİN coruhelektronik@hotmail.com

DURSUN BİLGİ İŞLEM
Dursun Bilgi İşlem Merkezi: Exper, Byron ve OEM bilgisayar, Danışmanlık ve Eğitim Hizmetleri, Networking, Yazılım, Bilgisayar donanımı, Web Tasarım ve Bilgisayar sarf malzemeleri Osman Yılmaz Cad. Belediye İş Merkezi No: 1/5 Hendek- SAKARYA

MacahelBizimdir.Org
Bu sayfa: 0,92 saniyede yorumlandı.
Sitemiz en iyi 1024x768 çözünürlükte Internet Explorer ile görüntülenir.
2002-2016 © Copyright Macahel Bizimdir İnisiyatifi
Website motorumuz © 2006-2007 ByCafer & Aspsitem tarafindan üretilip gelistirilmistir.
Macahel Bizimdir E-Posta Grubu (Sadece Macahelliler)
E-posta:
Genel